Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |
Ağustos 2007 tarihli yazilar Ağustos 2007 tarihli diger ogeler resimler , videolar

Belki ve Keşke

Belki ve Keşke

Kategori: Ask

 Ne kadar uzun zaman gecmişti senin yokluğunun üzerinden ne ben sayabildim ne takvim yapraklari arda kaldi gecen günlerden…Hayata küskün başlamıştım yokluğunla şimdi sen yoksun yine küskünüm sensiz yıllara; gecen bu ömre küskünüm işte seni benden alan beni sende hiçe çeviren zamana bu kırgınlıgım.. Haberini alıyorum mutluymuşsun yeni sevgiliLERinle adımı bile unutmuşsun diyorlar inandım sanma! Biliyorum, sen benden başkasını sevemessin bensiz yapamazsın biliyorum.. Evet evet herkes yalancı olmuş seni bana düşman etmeye çalışıyor ama bilsinler artık asla vazgeçmcem senden asla..Özleye özleye içim kanaya kanaya yokluğunu yaşıyacağım.

 Çünkü biliyorum sende bensiz yapamazsın senin bana yeminlerin var, birbirmize verdiğimiz daha ne sözlermiz var onları yerine getirmeden gitmezsin sen benden biliyorum işte hala beni seviyorsun her anlamsız bakışından mana çıkardığımı söyleselerde ben biliyorum sen beni seviyorsun…

 Zaman sensiz geçmek bilmiyor…Geceleride gündüzlerime kattım çünkü yetmiyordu yokluğunun acısını dindirmek için zaman..Hiçbir şey seni koparmaya yetmiyordu..Ammaaannn kimler geldii kimler geçti diyip silip atamıyordum işte seni. Anlamını yitirmişti seninle birlikte her kelimem her cümlem ve senin oldğun herşey anlamını yitirmişti benden gidişinle. Aslında yaşamamda anlamsızdı ya sensiz yinede yaşıyordum çünkü beni seven birinin varlığına inanıyordum onun için yaşıyordum beni sevdiğine inanıyordum ..Korkmuyordum gecelerin karanlığından biliyordum ve inanıyordum biyerlerden sen çıkıp gelecektin ve beni gündüzler bekleyecekti seninle birlikte.. yarınlarım umut dolu olacaktı biliyordum birgün gecelerimi aydınlatan yıldızım ayım sen olacaktın..

 Gitmeyi seçmiştin; seçmiştin seçmesine ama biliyordum beni düşünerek yapmıştın herşeyi ben üzülmeyeyim ben mutlu olayım diye yapmıştın bunları söylemiştin vedalaşırken ve ben sana inanıyorum sen beni düşünerek gitmiştin ve söz verdiğin gibi birgün dönecektin gelecektin yine yanıma ve bidaha hiç bırakmayacaktın böyle söz vermişitn ve ben biliyorum sözünü tutacak ve dönecektin yanıma..Seni bekliyorum herzamanki yerde herzamanki saatlerde ben hep ordayım birgün döneceksin…

 Ayrılıkla birlikte hayatımın zorlaştığınıda görüyorum..Anlamadığım bir şey var geceleri aklıma takılan ve gün ışıgı denen o acı aydınlık yüzüme vurana kadar düşündüğüm..Anlamadğım şey neyden bukadar korkmaya başladığım..Ölüm mü? Sensizlik mi? Yok yok yanlızlık olmalı..Yada bilmiyorum işte ayrılığın getirdiği kuruntular.. Ama korkuyorum işte ya dönmezsen diye düşünür gibi oluyorum ve hemen kendime kızıyorum nasıl böyle bir şey düşünebilirim diye.. Sen döneceksin biliyorum..Yokluğunda biriktirdiğim hayallerimle ve kocaman yarınlarımla seni bekliyorum.. Döneceksin…

 Aradan yine uzun zamanlar geçti sensiz gecelerin birbirini kovaladığı..Çok baharlar geçirdim ama yok işte yok gelen.. Çiçekler sensiz merhaba dedi hayatıma ve her damla yagmur sensiz yağdı sokaklarıma.. Her yaprak senin gelmediğin günler, aylar, yıllar için attı kendini bir bir dalından kopararak.. İsyan etmiyorum.. Üzgünüm ama; sabırlada bekleyemiyorum artık gelmeni.. Biliyor musun artık gelmeyeceğini düşündüğümdede kızmıyorum kendime.. Sanırım gerçekleri görmeye başladımm..Hep masal yaşamışım kendi kendime, aslında biliyordum dönmeyeceğini o vedanında son veda olduğunu.. Ama ne mümkündü o acıyı bile bile yaşamak..Kendimi kandırmak kolaya kaçmakmıydı yoksa ölümden kaçışmıydı bilmiyorum ama dönmeyeceğini biliyorum işte beni sevmediğini hatta çoktandır unuttuğunu bile..Dostlarım haklıydılar ben senin için her gece gözyaşı akıtırken sen adımı unutmuşsun haklıydırlar gerçekleri görmüşlerdi onlar biliyordu dönmeyeceğini ama ben inanmıyordum işte dönecektin ve o bir veda değildi yine benim yanımda olacaktın.. Ne kadar kör olduğumu şimdi anlıyorum ve biliyorum sen hiç bendeki sen olmamışsın. Hayallerime ortak ettiğim sen meger bir hiçmişsin sadece gelip geçiyormuşsun öylece hayatımdan. Aslında hiç düşündüğüm gibide beni sevmemişsin hiç döneceğini de söylememişsin aslında sen sadece benim uzaktan sevdigim biricik umutlarımın hayallerimin ortağıymışsın. Bilmiyorum sen kimsin neysin neden bana bunları yaşattın bilmiyorum ama ben seni çok sevmişitm hemde senin haketmeyeceğinden bile çok safca sevmişim. Şimdi alıştığım sensiz günlerime dönüyorum öğrendiğim gerçeklerimle. Ha bu arada seni herzaman beklediğim yer vardıya mezarlık yapmışlar diye duydum. Ben seni yine bekliyorum sevgilim ama bir fark varki gördüğüm gerçekler engel yaşamama ama ben yine oradayım.. Her an her saniye yoklugunla gömülüyüm.. Gel bul beni yalvarıyorum bildiklerimin yalan olduğunu söyle bağır çağır hatta nefret ettiğini söyle bana ama dön..Ben yine seni bekliyorum. Ey yar seni hiç unutmayacağım ve hiç bendeki saf seni kaybetmeyeceğim, sen benliğini kaybetsende sende, ama hep aynı kalacaksın bende ..Yine aynı yerde “belki”lerle ve “keşke”lerimle seni bekliyorum..

 Biliyorum geleceksin ve mezarımda seninde bir gülün olacak biliyorum “işte döndüm” diyeceksin…

Öyle Çok Korkuyorum Ki

Öyle Çok Korkuyorum Ki

Kategori: Ask

Neden bilmiyorum...gözlerim gözlerine yalan söyleyemiyor...

Benim için çok önemlisin...

Tahmin ettiğinden de çok...

Öyle çok ki korkuyorum...

Bir daha yaşam amacım olmayacağına...

Bir köşeye atılıp, fırlatılacağıma...

Karşılık bile değil...saygı bulamayacağıma...

Herşey birkaç kelimede gizli...

Ve onlar senin...

Sadece...

Senin...

Benim olansa ...

Senle geçirdiğim zamanlar..

Seni dinlediğim ...anlar...

Hayata inanışımın...insan olduğumuzu....

Anladığım anlar...

Sen çok şey kanıtladın bana....

Mesela yaşadığımı...

Saçların, gözlerin, ellerin aslında...

Ne kadarda güzel olduklarını...

Doğru insandayken...

Çok şey öğrettin bana...

Mesela yaşamayı...

Amaçları gösterdin...

Zordu ama sendin...onlar...

Sadece...

Sendin...

Bana korku nedir...öğrettin...

Kaybetmenin acısının ne büyük olacağını...

Çaresizliği...

Hiçbir şey yapamamayı...

Ağlamayı...çaresizce...

Bağlı olmayı...bağlanmayı...

Yitirince güvensiz kalmayı...

Her insanın sevgiye layık olmadığını...

Acıya karşı en korunmasız olduğum zamanın...

Sevdiğim zaman olduğunu...

En çaresiz olduğum zamanın ise...

Seni yitirdiğim zamanın olacağını...

Bir Kadın Ruhunda Dolaşmak

Bir Kadın Ruhunda Dolaşmak

Kategori: Ask

 Bir kadın ruhunun çırılçıplak, ürpertici, karanlık ama bir o kadarda göz alıcı, dehlizlerinde tutkuyla dolaşmanın zevkine varan bir erkek, bugüne kadar heves duyduğu,arzuladığı, bedenlerde şehvetin kollarına atıldığı sevişmelerin ne kadar yavan olduğunu fark eder.

 Düşünsel yeteneği,duygusallığı ne kadar gelişmiş olursa olsun erkek… bu kadın ruhunun dehlizlerindeki cennette; yağmurların kokusunu, bulutların güzelliğini, güneşin parlaklığını, çimenlerin ışıltısını, gökkuşağının o eşsiz renklerini…cehennemde ; ateşin yakıcılığını, fırtınaların şiddetini,gecelerin zifir karanlığını gördüğünde kadın doğasının nasılda bu kadar değişken ve anlaşılmaz olduğuna şaşkınlıkla tanıklık eder. Az önce sizi şefkat dolu kollarında teselli eden, sımsıcak saran bir kadının az sonra nasılda ulaşılmaz ve buz gibi olabileceğini, bununsa o kadının doğası olduğunu gören bir erkek, bütün kendini erkek sayma öğretilerine ve kendilerine tanrı vergisi olarak verildiğine inanılan “erkeklik gururuna” rağmen dehşete düşerek korkar…

  “Erkekler kadın ruhundan anlamaz.” Denilmesinin sebebi,erkeklerin bütün kendilerini güçlü , korkusuz saymalarına, bütün gururlarına karşın bir kadın ruhunun dehlizlerinde kaybolduklarında ıssız ve karanlık bir sokakta fırtınaya tutulmuş bir kedi yavrusu gibi çaresiz ve yapayalnız kalmış hissetmelerindendir aslında.

 Her erkeğin en az bir kez bir kadın ruhuna dokunmuşluğu, annesi de olsa o ruhun dehlizlerinde kaybolmuşluğu vardır. Ama en güzeli size aşık bir kadının, kendi ruhunun dehlizlerinde dolaşmanıza izin vermesi, siz keyifle karışık bir korku yaşarken, onun kendinden emin ve bir o kadarda keşfedilmeyi hevesle bekleyen bir arzuyla sizi izlemesidir.

 Her kaybolduğunuzu sandığınızda size küçük ipuçları bırakması, siz o ipuçlarını bulup daha derinlere ilerlerken, büyük bir keşif yaptığınızı sanarak sevinirken, birden ne kadar büyük bir dehlizde olduğunuzu ve giderek kaybolduğunuzu fark etmenizle yarıda kalan sevincinizin hüznünü, kahkahalarla izlemesidir.Hiçbir erkek bir kadının ruhunda ondan izinsiz dolaşamaz veya onun bulunmasını istemediği bir dehlize girip orada kaybolamaz.

 Eğer size aşık bir kadın ruhunu dehlizlerinde dolaşmanıza izin veriyorsa bunun size sunulmuş bir şans olduğunu, bir dünya seyahatinden bile daha keyifli, daha heyecanlı ve uzun sürecek bir seyahate çıktığınızı bilmeniz gerekir.Yanınıza bolca yolluk almalısınız. İlgi, sevgi, özen, tatlı dil, samimiyet, dostluk bu seyahatte yanınızda bulunması gereken ve çokta yer kaplamayacak yolluklardır.

 Kadınlar ruhlarının dehlizlerinde kaybolmaktan korkmayan ,onlardan izin almaksızın girmeye ve dolaşmaya kalkmayacak kadar saygılı, ama yinede meraklarına yenik düşüp buna cüret edebilecek kadar cesur erkeklerden garip bir haz duyarlar.Aslında doğalarında ki bu belirsizlikten kendileri de her zaman tam olarak mutlu değildirler.

 Keşfedilmeye ve erkeğin gösterdiği tüm çabaya layık görülmüş olmanın heyecanını yaşarken,bir yandan da keşfedilen dehlizleri arttıkça deşifre olup, kadınlık büyüsünün kaybolacağından endişe etmeleri de size bırakılan ipuçlarının azalmasına ve o dehlizlerde ilerlemenizi yavaşlatabilir ve sizi yorabilir…Hatta ruhunun dehlizlerinde çok ilerlediğinizi fark eden bir kadın size ne kadar aşık olursa olsun, büyüsünün kaybolacağı endişesiyle sizi hiç beklemediğiniz bir anda terk edebilir.Bu bir terk ediş midir yoksa yeni dehlizler oluşana kadar mı gitmiştir asla bilemezsiniz…

 Bir kadın ruhunun çırılçıplak, ürpertici, karanlık ama bir o kadarda göz alıcı, dehlizlerinde tutkuyla dolaşmanın zevkine varan bir erkek, bugüne kadar heves duyduğu,arzuladığı, bedenlerde şehvetin kollarına atıldığı sevişmelerin ne kadar yavan olduğunu fark eder…

 Ve yorulmayı göze alabilenler bir ömür boyu gerçek mutluluğa ulaşabilir ancak…

Eylül

Eylül

Kategori: Ask

Zifiri karanlığın kör noktasından sesleniyorum sana
Yalnızlığım ve sensizliğim bir tokat gibi çarpıp duvarlara geri dönüyor
Sessizliği yaşarken sarhoşçasına isyan ediyorum ayrılıklara
Ve sensizliğe koşuyorum kader oyununun son perdesinde
Ölüme koşar gibi kor ateşlerde yanar gibi
Eylül;kaybetmeden seni anlayamamışım ismindeki esrarı
Meğer bütün ayrılıkları toplayarak hayattan
Acıdan bir duvar örmüşüm kendime
Sensiz sessiz ve çaresiz eylül
Sana olan duygularımı anlatmak o kadar zor ki
Buna ne karmaşık duygularım izin verir
Nede boğazımda düğümlenen hıçkırıklar
Eylül;öylesine sevmiştim ki seni
Sen yollarımın biricik ödülü
Belki ilk armağanıydın
Gecelerin sessiz ve ürkütücü karanlığında
Varlığına sığındım kaç kez
Doğan her güneşin pırıltısında
Sevgini süzdüm yüreğime
Esen yelin serinliği götürdü beni
Senli mutlu umutlu yarınlara
Şimdiyse eylül
Hep ayrılık motifleriyle süsledik ılık duygularımızı
Zaman en be an sensizliğe koşarken
Ben yenik,yılgın ve çaresizdim bu oyunda
Zamansız doğan güneşim
Benliğimi alıkoyan sebebimdin…

Aşk ve Ön Söz

Aşk ve Ön Söz

Kategori: Ask ,

 Karşılıklı sevginin Leyla’larda Mecnun’larda kaldığını anlamak için karşılıksız sevgi yaşamak gerekiyormuş. Birini sevmenin delice bir aşkla bağlanmanın güzelliğini yaşamak için hazan mevsimine gelmek olduğunu bilmiyordum. Meğer hayatta ne çok şey kaçırmışım...

 Aşkın insanı büyüttüğünü olgunlaştırdığını da öğrendim artık. Bu yaşıma kadar kimse öğretmedi bana aşkın karşılıksız olduğunu, sadece gönülden sevenin bu acıyla kavrulacağını, sevilenin ise sevildiğini bilmeyeceğini... Yine teşekkür ederim sana karşılıksız aşkım!!! Bana hayatta öğretilmeyenleri öğrettin. Hiç kimseye hissetmediklerimi hissetdirdin. Hiç kimse için yapamayacaklarımı yaptım. Pişman mıyım? Hayır hiç pişman olmadım ve aşkını sonsuzluğuma saklarken bile mutluydum. Hayatımın son basamaklarında bana böyle bir aşkı yaşattın. Seni sevmeme izin verdiğin için teşekkür ederim Aşkım…

 Sevgiliye bu kadar serzeniş çok görülmez umarım. Evet yaşadım gördüm öğrendim. Sevgi ve aşk sadece tek kişi tarafından yaşanabiliniyor. Aşkın karşılığı yok. Bazı insanlar sadece sevmeyi bilir,karşısındaki sever mi sevmez mi hiç düşünmeden sever. Hep bekler sevecek diye ve sonunda görür ki sizi kırmamak adına hatır için kendini zorlayarak karşılık verme çabasındadır. Oysa ki herkes duygularında özgürdür ve kimse kimseyi zorla sevemez. Kırgınlık olmaz aşkta. Seviyorsan, gerçekten aşkını yüreğinde hissediyorsan bırakacaksın sevgiliyi özgürce kanat çırpsın ve nerede kiminle mutluysa
Tadına vararak yaşasın... O’nun mutluluğunu uzaktan seyrederek yaralarını sarmayı da öğrenmek gerekir...

 Aşk yalnızlığı kabullenmektir...

 Aşkın denklemi çözümsüz. Alışmak gerek sadece sevmeye. Sevilmeyi tatmadan da yaşamayı öğrenebilir insan. Ama birini sevmeyi birine sımsıkı bağlanmayı mutlaka yaşamalı. İşte o zaman hayatta bir yanlışlık olur...

 Ve ön söz...

 Seni sevdiğimi bil. Nerede olursan ol. Her zaman çok sevildiğini bil...

Aşk-ı Kıyamet

Aşk-ı Kıyamet


 

Bir Zaman Gelir..
Her Sey Unutulur..
Hic Yasanmamıs Gibi Durur Evler, Odalar, Zamanın Gerisinde..
Bizler İlerlemis Oluruz Cunku..


Nankörlüğümüzle..
Aşk'ın Kıyameti Budur Aslında.. Yaşanılanı
Hiçe Saymak ,
Unutmak, Vefa'dan Bi Haber olmak..
En Nihayetinde Nankör Olmak! Aşk'a Kıyametleri
Koparttırır .

Kimisi Aldığını Zannederken Verir, Karşısındakini
Yüceltir,
Kimisi Vermeyi Bile Bilmez
Aşkın Uç Noktalarını Görememiştir.. Hep
İster..
Hep İsteyen, Görmeyen, Dinlemeyen.. Bu Alışverişte
Bir Hayalden Düş kırıklığından Başka Hiç Birşey
Elde Edemez,
Hayal ettiği de Kendinindir Zaten... . Kendine Kalır..

Aşk Bir Danstır Aslında ; Tarafların Uyumuyla Bir
Şaheser Haline
Gelir,
Bunun Yanında Komedramlar Yaşanacaktır Elbette..
Çılgınca Kendini Kaptıranlar, Dans Etmesini Bilmeden
Kabugunda
Duranlar
Maskaralar, Birbirinin Ayağına Değil , Üstüne BASANLAR
Elbette
Vardır , Olacaktır.


Onemli Olan Kıymet Bilmektir.. Vefa Satılmaz Hic Bir Yerde..
Aşkın Kendine Özgü Bir Dili Vardır Bilirmisiniz?
Bilmeyenle Konuşmaz Zaten, Ama Gel Görki Herkesin
Yüreğinden Nedenini
Bilmesede Bir
Hüzzam Şarkısı Geçmiştir..
Aşk Konuşur! Duymasını Bilene..


Yanınızdakinin, Yakınınızdakinin Kıymetini Bilin
Aşkı Küstürüp, Ne Kendinize Eziyet Edin
Ne Karsınızdakine...
İnsan Oğlunu Ayakta Tutan En Büyük Duygulardan Biri
Budur...
Aşk Yaralı dır Ve Neredeyse Çaresiz Hale gelmiştir.
Herkes Gercekten Daha Duyarlı Olabilir..
Ve Dikkat edin Aşk Gezegeninde Kıyamet Her An Kopabilir
...